BANNER HABER DETAY

Prysmian Group Türkiye
07.08.2017

Türkiye’nin en büyük projelerinde imzası bulunan, “Dikkat! Her Kablo Aynı Değildir..” girişimi ile kabloda kalite konusunda tüketici ve uygulayıcıları bilinçlendirmeye gayret eden Prysmian Group Türkiye, CPR konusunda da sektörü bilgilendirmek için en fazla gayret eden kurumlardan birisi idi. Prysmian Group Türkiye CEO’su Erkan Aydoğdu’ya konu ile ilgili sorular yönelttik.

Yılın ilk altı aylık dönemini tamamlamak üzereyiz. İlk dönem verilerinizi değerlendirir misiniz? Geçen yıla göre firmanız açısından nasıl bir görünüm söz konusu? Yurtiçi ve yurtdışı pazarlarınız bakımından konuyu değerlendirebilir misiniz?
2016 yılı şirketimiz için önemli bir yıl oldu. Oldukça yoğun bir yıl geçirdik ve sonuç olarak da 954 milyon TL tutarında bir ciro gerçekleştirdik. Çanakkale Boğazı Denizaltı Kablo Bağlantı Projelerini tamamlarken, İstanbul’un Yeni Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu ile Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli gibi birçok önemli projeye kablo verdik. Ve böylece sürdürülebilir başarımızı ve gücümüzü biraz daha arttırdık. 2017’nin ilk 6 ayı da yine yoğun başladı. Zorluklarla dolu olsa bile, ben bu yılı da başarıyla tamamlayacağımızdan eminim. Sizinle net rakamlar paylaşmak isterdim ama ne yazık ki henüz borsaya bir açıklama yapmadığımız için paylaşamıyorum.

Güç, kontrol ve iletişim kablolarındaki uygulamaları düzenleyen Yapı Malzemeleri Yönetmeliği (CPR) - EN 50575 standardı, 1 Temmuz 2017 itibari ile zorunlu odu. Firmanız, AB ülkelerine ihracatta zorunlu olan bu gerekliliklere hazır mı?
Yapı Malzemeleri Yönetmeliği, tedarik zincirindeki kablo üreticilerinden son kullanıcıya kadar ciddi bir sorumluluk getiriyor. Sadece kabloların değil tüm yapı malzemelerinin de yangına karşı güvenilir hale getirilmesini sağlayacak yeni Yapı Malzemeleri Yönetmeliği ile birlikte bu standartlara ayak uydurabilen üreticiler hem ürün çeşitlemesine giderek katma değeri daha fazla olan ürünlere odaklanacak, hem de ihracat pazarlarındaki şanslarını daha da arttıracaklar. 2016 yılında Türk kablo sektöründeki ilk CPR sertifikasını alarak sektördeki ilklerimize bir yenisini daha eklemiş olduk. Bu sertifika ile kablolarımızın “Yapı Malzemeleri Yönetmeliği” (CPR - Construction Products Regulation (EU) No: 305/2011) ile güç, kontrol ve iletişim kablolarındaki uygulamaları düzenleyen “EN 50575” standardına uygunluğunu belgelemiş olduk.
Güçlü teknik uzmanlığımız ve CPR testleri için akredite edilmiş Mudanya’daki laboratuvarımız ile Türk kablo sektöründe yeni performans beyanı ve CE etiketlemesi sürecinde geçişin rahat olabilmesi için yıllardır büyük çaba içindeyiz. Son zamanlarda yaptığımız yatırımlarla, TÜRKAK'tan akredite laboratuvarlarımız, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı ilk ve tek kablo Ar-Ge Merkezimiz ve Prysmian Group dünya mühendislerinin eğitildiği Mudanya Üretim Akademisi ile farklılık yaratmaya devam ediyoruz. 2012 yılından itibaren yürüttüğümüz “Dikkat! Her Kablo Aynı Değildir..” girişimimizde üzerinde durduğumuz kaliteli ve güvenli ürün yolculuğumuzdaki önemli etaplardan birisi olan CPR konusunda da bir ilke imza atarak sektördeki liderliğimizi bir kez daha gösteriyor ve tüm paydaşlarımızı bilgilendirmeye devam ediyoruz.
Bu amaçla da, mayıs ayı içerisinde sektör temsilcilerine yönelik 7 farklı seminer verdik. İlk olarak, mayıs ayının ilk haftasında, proje, müteahhitlik ve taahhüt firmaları yetkililerini, ardında da A-Takımı yetkili satıcılarımız, alt bayilerimiz ile Bursa, İzmir ve Ankara Elektrik Teknisyenleri Odası üyelerini konu hakkında bilgilendirmek üzere fabrikamızda konuk ettik. TÜRKAK'tan akredite yanma laboratuvarlarımız ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı ilk ve tek kablo Ar-Ge Merkezimizi tanıttık. Bu konu hakkında yeni yeni seminerler vermeye, görüşmeler yapmaya devam ediyoruz.
Tüm bu anlattıklarımdan hareketle, sadece kendi firmamızın hazır olması ile yetinmediğimizin, bu süreci iyi yönetebilmek ve yeni yönetmeliğie uyum sağlayabilmek adına, tüm paydaşlarımızı, sektör temsilcilerini bilgilendirmeyi önemsediğimizin ve her tür desteği her daim vermeye hazır olduğumuzun altını çizmem gerekiyor.

Uzakdoğu ülkeleri büyük bir üretici güç olmalarının yanı sıra, yüksek nüfusları nedeniyle aynı zamanda büyük bir pazar olabilir mi?  Türkiyeli üreticiler olarak bu pazarlara girme şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Prysmian Group Türkiye olarak, Prysmian Group içinde öncelikli bir ihracat merkezi konumundayız. Şirketimizin ihracat pazarları arasında Uzak Doğu ülkeleri de yer alıyor. Birçok yeni fırsatın bulunduğu bu pazarlarda, bir süredir çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Şirketimizin 2016 yılında toplam 953.572.451 TL olan cirosunun yaklaşık yüzde 26’sını, aralarında Çin, Sri Lanka, Azerbaycan, Barbados, Fransa, Irak, İngiltere, Kuzey Afrika, Ortadoğu ülkeleri, Papua Yeni Gine, Sri Lanka, Şili, Türkmenistan ve Ürdün gibi çok geniş bir coğrafyayı kapsayan 40’dan fazla ülkeye yaptığımız ihracat işlemleri oluşturuyor.
Türkiye kaliteli ve standartlara uygun kablo üretimi sorununu çözdü mü? Kablo sektöründe hala standart dışı üretim mevcut mu?
Sektörün ana sorunları arasında, kalite algısının ve ürün standartlarının İngiltere ve Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinden geride olması, gözetim ve denetim çalışmalarında istenilen seviyelere ulaşılamamış olunması ve dolayısı ile standartlara uygun olmayan üretim yapılması sonucunda, hem can ve mal güvenliğini tehlikeye atabilecek, hem de ülke imajını zedeleyebilecek ürünlerin piyasaya servis edilmesini sayabiliriz. Dolayısıyla, ne yazık ki evet, hala standart dışı üretim mevcut. Biz Prysmian Group Türkiye olarak, bunun önüne geçmek adına, 2012 yılında piyasaya sunduğumuz “Dikkat! Her Kablo Aynı Değildir...” girişimimizle, biraz olsun sektörü etkilediğimizi düşünüyoruz. Bu yol çok uzun bir yol. Pes etmeden, yorulmadan hem sektörümüzün hem de Türkiye’nin yurtdışında imajını zedeleyecek her türlü çalışmanın karşısında duruyor ve aksini sağlamak için mücadele veriyoruz.
Sektörün son zamanlarda önem kazanan bir diğer sorunu ise gerek üreticilerin,  gerekse müteahhit ve son kullanıcıların nakit akışı sıkıntıları yaşaması sebebi ile tahsilatlarını ve risk yönetimini çok daha dikkatli yönetmek durumunda olmalarıdır. Kredi sigortası sağlayan firmaların limitleri ciddi oranda aşağıya çekmeleri, bu zorlu ve riskli ortamda iş yapabilmeyi daha da zorlaştırmıştır. Bununla birlikte, yapılan satışlar ile üreticilerin yaptıkları Ar-Ge yatırımlarını karşılaştırdığımızda, Ar-Ge algısının yeterince yüksek olmadığını, uluslararası gelişmeleri sektörün sadece bir kısmının takip ettiğini, özel üretim ve katma değeri yüksek olan ürünlerin bir kısmının yurtdışından ithal edildiğini söyleyebiliriz.
Türkiye’nin iki önemli ihraç pazarı olan İngiltere ve Irak’ta hangi gelişmeler yaşanıyor? İhracatta hangi pazarlar öne çıkıyor?    
2016 yılı boyunca döviz kurlarında, bakır ve petrol fiyatlarında yaşanan hareketlilikler, Türkiye’nin tecrübe ettiği sıkıntılı ve kritik süreçler, ekonomik/siyasi belirsizlikler; Irak, Suriye gibi Türkiye’ye komşu diğer ülkelerde yaşanan siyasi gelişmeler ve jeopolitik riskler halen devam etmekte ve Türk kablo sektörünü özellikle ihracat faaliyetlerinde daha temkinli davranmaya zorlamaktadır.
TÜİK verilerine göre, yılda yaklaşık 1,5-2 milyar USD'lik ihracat yapan Türk kablo sektörünün, 2016 yılındaki ihracat rakamı, 2015 yılına göre yaklaşık yüzde 10 oranında azalmıştır. İhracat potansiyeli toplam imalatın yüzde 50’si civarında olan Türkiye kablo sektörü, ihracat rakamıyla dünya kablo piyasasından yüzde 1’den biraz daha az bir pay alıyor.
Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinde yaşanan problemlerden dolayı, Türk müteahhitlerinin Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerdeki agresif çalışmaları devam etmekte, İran ile yapılan mutabakat görüşmelerinde yaşanan pozitif gelişmeler, Türk üreticilerine yeni bir ihracat kapısı açılması için umut olurken, hükümetin Ar-Ge’yi destekleme alanında yaptığı teşviklerin artması ve yurtiçi projelerde yerli ürün kullanımı ve yerlileşmeye verilen önemin artması yurtiçi pazarı da olumlu etkilemektedir.



  FUAR TAKVİMİ